yazmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2017 Cumartesi

“HERKESLEŞME” -kitap yorumu


Herkesleşme – Tunç İlkman

Destek Yayınları

5üzerinden3

Herkesleşme kitabını kardeşimin isteği üzerine, onun için almıştım yılbaşı öncesinde. Harry Potter sonrası hafif bir şeyler okumak için kütüphaneden bunu seçmek istedim.
Ama kitabın bitişin de “hafif” kelimesini hafife almış bir kitapla yüzleşmek zorunda kaldım.

28 Aralık 2016 Çarşamba

Başlığa Yorgunluk;


İnsan bazen kendini o kadar tükenmiş hissediyor ki. Sendromdan ya da depresyondan falan değil. Gerçekten tükendiğini biliyor gibi. Tükenmeyi yaşıyor gibi.
Gündüz çok neşeyle, hevesle dağıttığı gülümsemeleri özlercesine yitiriyor gücünü kuvvetini.

Bir kıyafeti değiştirmek, bir bardak su içmek bile zor gelir oluyor.

Her şeyin bir izi vardır ya hayatımızda, o izlerin altında boğuluyor ruhu insanın.
Yazmak şöyle dursun; düşünmek bile emek ister oluyor, zor geliyor.

Umutmuş, hayalmiş... Bunları söylemiyorum bile!


Uyumak neden bu kadar seviliyor diye düşünüyorum da; sanırım yolu bu yorgunluğa şöyle de olsa bir kez uğramış her insan dinginliği uykuda arıyor gibi.
Uyurken kimseyi görmüyor, duymuyor olmak alıp götürüyor yükünü biraz. Yeni bir kapı, yeni bir kucaklayış gibi de.


Peki neden tükeniyoruz? Neden bu kadar yorgun ya da 'dayanamaz' oluyoruz/oluyor bu insanlar?

Kesin bir cevap vermek zor.
Yine de şunu söylemek gerek sanırım, bizi yine bizden olan bu çukura itiyor. Bizden gelen, bize yakın olan, bizi etkileyen, etkileyebilen.
Taşı delen bininci damla gibi değil, damlalara sabretmek zorunda kalan taş gibi.
Yani "Ne zaman bitecek?" diye beklerken bitmeyeceğini farketmek gibi.
Bitse de artık her şeyin farklı olacağı gibi.

Size "Şöyle yapın,"la başlayan cümleler kurmayacağım -itiraf etmem gerekirse kuramayacağım. Çünkü başınıza her seferinde daha sertmişçesine damlayan su tanelerini durdurana kadar hepimiz bu yorgunlukta boğula boğula yüzmeyi öğreneceğiz.

30 Ağustos 2016 Salı

16 Ağustos 2016 Salı



yazmayı özledim.
yazdıkça dalmayı, derinlerde kalmayı, uçsuz bucaksız bir denize karşı çığlık atıyormuşum gibi hissetmeyi özledim.


sahi ben ne zaman vazgeçtim yazmaktan?